Mart 1887
Sayda, 1887: Bir Kuyu, Bir Vapur ve İskender'in Olmayan Lahdi
Mart 1887, Sayda. Bugün Lübnan'da, o gün Osmanlı'ya bağlı bir kıyı kasabası. Arşiv belgelerine dayanan bir araştırmaya göre Mehmed Şerif Efendi kendi tarlasını kazarken bir kuyuya rastlıyor. Kuyunun içinde mezarlar var. 2 Mart'ta durumu Sayda kaymakamına bildiriyor. [2]
Haber İstanbul'a, Müze-i Hümâyun'a ulaşıyor. Müzenin müdürü Osman Hamdi Bey, 1881'den beri bu görevde. Gençliğinde hukuk okumak için Paris'e gitti, orada resim eğitimi aldı. Hem müze müdürü hem ressam. [1, 3]
İslâm Ansiklopedisi'ne göre 1884'te çıkan Âsâr-ı Atîka Nizamnâmesi eski eserleri devlet malı sayıyor ve yurt dışına çıkarılmalarını yasaklıyor. Sayda'da bulunanlar da bu düzenin içinde. [1, 3]
Arşiv belgelerine dayanan araştırmaya göre Osman Hamdi Bey 18 Nisan 1887'de İstanbul'dan yola çıkıyor. Yanında müzenin eski eser memuru Dimosten Baltacı Bey var. Kazı nisan sonunda başlıyor. [1, 2]
Toprağın altından birbiri ardına lahitler çıkıyor. Kaynaklar sayıyı 17 ile 20 arasında veriyor. Aralarında bugün İskender Lahdi ve Ağlayan Kadınlar Lahdi diye bilinen iki eser de var. [1, 2, 3]
Lahitleri taşımak ayrı bir iş. Araştırmaya göre en büyüğü 3,5 metre uzunluğunda ve 10 ton ağırlığında. Kıyıya doğru bir yol açılıyor ve lahitler iki halat arasında kayan tahta kızaklarla taşınıyor: önce kapaklar, sonra gövdeler. [2]
Aynı araştırmaya göre sahilde sallara konan lahitler, Beyrut'tan gelen Asir vapuruna taşınıyor. İskender Lahdi en son yükleniyor. Sergiye uygun görülmeyen yedi lahit yerinde bırakılıyor. [2]
Kazı yaklaşık iki ay sürüyor. Araştırmaya göre Osman Hamdi Bey 20 Haziran 1887'de işi bitirip İstanbul'a doğru yola çıkıyor. [2]
Lahitler için İstanbul'da yeni bir müze binası yapılıyor. Mimarı Vallaury. Lahitler Müzesi 1891'de açılıyor. [1, 2, 3]
Kazının sonuçları 1892'de Paris'te, Osman Hamdi Bey ile Théodore Reinach'ın imzasıyla bir kitap olarak yayımlanıyor: Une nécropole royale à Sidon. [1, 2]
Peki İskender Lahdi İskender'e mi ait? Bir araştırmaya göre hayır. Lahit adını üzerindeki İskender betimlemesinden alıyor. Sidon Kralı Abdalonymos'a ait olduğu düşünülüyor. [2]
Ne değişti? Sayda'dan çıkan lahitler İstanbul'daki müzenin koleksiyonuna girdi ve onlar için açılan binada sergilendi. Kazının sonuçları uluslararası bir yayınla duyuruldu. Osman Hamdi Bey 1910'da öldü; resimlerinden biri Kaplumbağa Terbiyecisi. [1, 2, 3]


